..Üniversitelinin Sesi Burada Başka Çıkıyor..

...www.bizuniversiteliyiz.tr.cx...
 
AnasayfaGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 borçlar hukuku

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
nazli
Görgü Tanığı
Görgü Tanığı


Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 11/09/08

MesajKonu: borçlar hukuku   Paz 21 Ara. 2008 - 16:05

Borçlar Hukuku



Şarta Bağlı Borç İlişkileri:

Şart:İleride gerçekleşmesi şüpheli bir olay ya da olgudur.Gerçekleşmesi imkansız olay şart olamaz.Şart bazen zorunluluk anlamına da gelebilir.

-Bir sözleşmenin kururlması ya da sona ermesi,şart denilen olay ya da olguay bağlı ise şarta bağlı borç ilikisi mevcuttur.

Vade:Mutlaka gerçekleşmesi gereken olgudur.Örneğin;A,B’ye malını ölümü halinda bağışlamışsa vade söz konusudur.

-Bağışlama şarta veya mükellefiyete bağlı olabilir.(bkz BK Madde:240,241)

-Rücu şartı ile bağışlamada,bağışlanan bağışlayandan önce ölmüş ise mal bağışyana geri verilir.



Şart Çeşitleri

a)Taliki(Geciktirici,erteleyici) Şart:Hukuksal işlem geçerli şekilde kurulmuştur yalnız,hukuki işlemin sonuç ve hüküm doğurması şartın gerçekleşmesine bağlıdır.

b)İnfisahi(Bozucu) Şart:Hukuki işlem geçerli şekilde kurulmuş,hüküm ve sonuç doğurmaya başlamıştır..Şart gerçekleştiği takdirde varolan hukuki ilişki ortadan kalkar.

-Kural olarak şartıon gerçekleşmesinin hüküm ve sonuçları geçmişe etkili değildir.

-İradi şart,iradi olmayan şart türleride mevcuttur.

-Olumlu veya olumsuz şart ise,varolan bir durumun korunması ya da korunmaması olarak değerlendirilmelidir.



Soru 1:Hangi işlemler şarta bağlı olarak yapılabilir?

-Kural her hukuki işlemin şarta bağlı olarak yapılabilmesidir.İstisnalar ise;evlenme,çocuğun tanınması,evlat edinme,mirasın reddi gibi işlemlerdir.



Soru 2:Neler şart olabilir?

-Nelerin şart olabileceği konusunda sözleşme yapma serbestisi sınırları uygulanır.Kanuna ahlaka aykırı bir fiiil şart olamaz.Örneğin;suç işlenmesi.Şart imkansızda olamamalıdır.Şart anlamsız b,veya rahatsız edici ise yok sayılır.



-Eğer banka bir kişiye sadece “arçelik” mal alması koşulu ile kredi verdi ise ,malın ayıplı çıkması durumunda banka sorumludur.



*Taliki şarta bağlı sözleşme ile infisahi şarta bağlı sözleşme arasındaki fark

-Taliki şarta bağlı sözleşemede,sözleşmenin hüküm ifade edip etmeyeceği askıdadır.Çünkü sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurması şartın gerçekleşmesine bağlıdır.

İnfisahi şarta bağlı sözleşmede ise sözleşme kurulduğu andan itibaren hüküm ve sonuç doğurmaya başlar.Şart gerçekleşince sözleşme sona erer.Şartın gerçekeleştiği an sözleşme sona erer.



-Eğer edim kişiye bağlı değil ise şartı gerçekleştirecek olan kişi öldüğü takdirde,mirasçısı onun yerine geçer.

-Taraflardan biri şartın gerçekleşmesinden önce borçlenılan edimni yerine getirirse,bu edim sonucunda karşı tarafın elde ettiği menfaati geri isteyemez.









PEY AKÇESİ - CAYMA AKÇESİ

-Pey veya cayma akçesi sözleşmenin kurulması esnasında bir tarafın diğer tarafa verdiği paradır.

-Bu verilen para kısmi ifa değildir

-Para ,sözleşmenin yapıldığının kanıtı veya sözleşmeden cayılabilmesi imkanını sağlamak amacıyla verilir.

-Cayma akçesi verenin sözleşmeden dönmesi halinde ayrıca bir yükümlülük altına girmez.

-Cayma akçesi alanda,aldığının bir katını vermesi halinde sözleşmeden dönebilir.

-Sözleşmenin kurulması esnasında verilen paranın niteliği belirtilmemişse,pey akçesi olarak kabul edilir.(BK Madde:156)



ÜCRET KESİNTİSİ

-Hizmet sözleşmesi uyarınca işçinin ücretinin bir kısmı kesiliyorsa,bu kesintinin işçinin verdiği zararlara karşılık olarak yapıldığı varsayılır.



CEZAİ ŞART

-Borça aykırılık halinde ödenmesi gereken ve genellikle sözleşmenin kuruluşu esnasında kararlaştırılan bir davranış biçimidir.

-Borçlunun borcunu yerine getirmemesi halinde hangi ceza ile karşılaşacağını görmesini sağlar.

-Feri nitelikte bir edim asli nitelikte bir borç ilişkisi gerektirir.

*Haksız fiil(madde:41) ve Borca aykırılık(madde:96) farkı;

-Haksız fiilde:Zarar ve kusur olmalı ve kusuru zarar gören ispat etmelidir.

Borca aykırılıkta:Zarar ve kusur olmalı fakat borçlu olan kusur olmadığını ispat etmelidir.

-Madde 161/1:Taraflar cezanın miktarını tayinde serbesttirler.maaç borçlunun sözleşmeye aykırı davranmasını engellemektir.

Türleri:

a)Seçimlik cezai şart:Alacaklı borca aykırılık durumunda ya borcun ifasını,ya da cezai şartın yerine getirilmeisni talep edebilir.İkisine birden talep edemez.(Madde:158/1)

b)İfaya eklenen cezai şart:Borca aykırılık (borcun ifa edilmemesi veye yerinde ifa edilmemesi) halinde alacaklı hem borcun ifasını hemde cezai şartın ifasını talep edebilir.Ör:Geciken hergün için X miktar para ödenecek.(Madde:158/2)

c)Dönme cezası:Nitelik olarak ilk iki türden farklıdır.Borçlu dönme cezzasını ödeyerek sözleşmeden dönebilir.Borcun ifasına yönelik bir amaç taşımamaktadır.(Madde:158/3)

***Cayma akçesinden farkı;cayma akçesi sözleşmenin kurulma esnasında verilir,dönme cezası ise sözleşmeden dönülmesi halinde verilir.(SINAVDA ÇIKTI)



-Cezai şar fer’i nitalikta bir edim,asli nitelikte bir borç ilşkisi gerektirir.

-Alacaklı cezai şartı talep etmekten vazgeçebilir.

Karine:Eğer alacaklı cezai şart talep etme hakkını saklı tutmadan,asli nitelikteki edimi kabul ederse daha sonradan cezai şartın ifasını talep edemez.



Cezai Şart ile Sözleşmeye Aykırı Davranılma Sonucu Uğranılan Zarar Arasındaki İlişki

Madde 159:Alacaklı zarar görmese bile cezai şart ifa edilmelidir-etkinlik buradan geliyor

Madde 161/1:Taraflar cezai şart tutarını serbestçe kararlaştırabilirler

Madde 161/3:Çok aşırı,fahiş ve dürüstlük kurallarına aykırı miktarlar hakim indirilir.-Yalnız tacirlerin böyle bir hakkı yoktur,ama cezai şart ekonomik yıkıma sebep oluyorsa ahlaka ve adaba aykırırdır bu koşulda da indirilebilir.

Madde 159/2:Borçlunun borcunu ifa etmemesi sonucu uğranılan zarar cezai şarttan fazla ise,ve alacaklı borçlunun kusurlu olduğunu ispatlarsa cezai şartı aşan tutar talep edilebilecektir

Madde 161/2:Cezai şart sorumluluğu kusurun varlığını gerektirir.Borçlunun kusuruna dayanmayan borcun ifa edilmemesi söz konusuysa cezai şart talep edilemez fakat borçlu kusursuzluğunu ispat etmelidir.



A)Alacağın Temliki-B)Borcun Nakli

-Alacağın temliki veya borcun naklinde devredilen borç ilişkisi değil bu ilişkiden doğan borç ya da alacaktır.



Alacağın temliki ile borcun naklinin ayrı ayrı düzenlenmelerinin sebebi

-Alacağın devredilmesinde ise borçlunun rızasına kural olarak gerek yoktur.Alacaklı ile yeni alacaklı arasında temlik sözleşmesi yapılır.

***Borcun naklinde alacaklının rızası gerekirBorcun naklinde alacaklının rızasının yanı sıra alacaklı ile yeni alacaklının anlaşması gerekir.Borçlu ile yeni borçlunun anlaşması yeterli değildir.



-Kambiyo senetlerinde ciro ve teslim yoluyla alacağın devri yapılır ama özel hüküm ve sonuçlara bağlıdır.

-Factoring alacağın temliki işidirçBu kuruluşlar alacağı devralır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nazli
Görgü Tanığı
Görgü Tanığı


Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 11/09/08

MesajKonu: Geri: borçlar hukuku   Paz 21 Ara. 2008 - 16:06

A)Alacağın Temliki

Alacağın Temlikinin Türleri

-Alacağın temliki iradi veya kanuni de olabilir.

-Kanuni Temlik:Ör:Miras ;MK 599:Külli halefiyet ilkesine göre mirasçılar alacaklara ve borçlara haleftir.

-Yargısal Temlik:Mahkeme kararı ile olur.Ör:Aile birliği için eşlerden birinin alacağı için yargısal temlik verilebilir..

***İradi Temlik:Alacağın temliki sözleşmeye dayanan bir tasarruf işlemidir,sözleşme geçerli bir biçimde kurulduğunda alacak devralanın malvarlığına geçer.Devredenin alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olması gerekir.Ya alacak varolmalı ya da beklenen hak niteliğinde olmalıdr.Madde 162/3:Alacağın temlikinin vaadedilmesi de farklı hükümlere bağlıdır.



Şartları:

1-Bir borcun varlığı gereklidir.

2-Beklenen hak niteliğindeki alacaklarda ,alacağın temliki sözleşmesinin konusunu oluşturabilir.

3-Eksik borç niteliğindeki alacaklar veya kira sözleşmesinde ki alacakalrda temlik konusu olabilir.

4-Alacağın temlikinin ,kanun-sözleşme ya da işin niteliği gereği engellenmemiş olması gerekir.Ör:MK Madde:25/4

5-Sözleşmede veya senette alcak temlik edilemez ibaresi varsa edilemez,hiç bir ibare yoksa temlik edilebilir.**Borçlu alacak temlik edilemez diyemez.

6-Nafaka ve hasta bakımı konusundaki alacaklar temlik edilemez.



Şekil Şartı:

v Şekil serbestisi ilkesi geçerli değil

v Şekle bağlı yapılmalı ***ADİ YAZILI ŞEKİL***

v Bir alacağın temlikini vaadetmek özel şekle bağlı değildir.

v Taahhüt niteliğindedir.

v Temlik bağışlama amacıyla yapılıyorsa iki tarafında imzasına gerek yoktur.

v Borçlu alacağın temliki sözleşmesinin tarafı değildir.

v Yalnız sözleşme sonucu borçlunun hukuki durumu ağırlaşmamalıdır.

v Borçlu haberi olmadığı için temlik edene borcunu öderse ,Madde:165’e göre iyiniyeti korunur ve borcundan kurtulur.

v ***Birden çok kişi borçluya başvurdu ise ,borçlu geçerli bir ifa yapmadan borcundan kutulamaz.Madde 166/1’e göre alacağın kime verileceği muallakta ise ,borçlu ifadan kaçınabilir.Mahkemye giderve tevdi yeri tespitini isteyebilir.

v ***Madde 166/2:Borçlu uyuşmazlığı bile bile ifada bulunursa tehlike ve hasar kendine aiittir.

v Madde 166/3:İki alacaklı arasında dava görülmekte ise ,alacak üzerinde hak iddia edenler borçluyu tevdiğ etmeye zorlayabilir.

v Madde 167:Borçlu temliki öğrendiği zaman ,devredene karşı sahip olduğu savunma araçlarını devralana karşı da ileri sürebilir.

v Emre yazılı bonoların devri,ciro ve teslim yolu ile olur.

v Nama yazılı senetlerin devri ,alacağın temliki hükümlerine tabidir.

v ***Madde 167/2:Takasta alacakların birbirini götürmesidir.

-Borçlunun temliki öğrendiği zaman ,alacağı devredenden muaccel olmuş bir alacağı varsa ve bu alacak devredilen alacaktan sonra muaccel olmamışsa .Devredilen borç ile alacağını takas yapabilir.Yaniborçlunun alacağı daha sonra muaccel olduysa takas defi ileri sürebilir.



Alacağın temlikinin alacak ile olan hukuki ilişkisi :

Madde 168:Alacağın temlikinde kişisel nitelik taşıyan haklar dışında ,rüçan haklarda yeni alacaklıya geçer.

Madde 168/3:Gecikmiş faizlerde yeni alalcklıya intikal eder.

Madde 168/2:Devreden,devralana alacak senedini teslim eder.Alacak ile ilgili belgeler ve bilgilerde teslim edilmelidir.



Temlik edenin garanti yükümlülüğü:

-Gerçekte bir alacak yoksa ve devralan borçluya gittiğinde alamazsa,temlik edenin yükümlülüğü vardır.

Yükümlülük açıları:

1-Gelir konusu alacak gerçekten varmıdır.Temlik edenin alacağın varlığını garanti yükümlülüğü vardır.

2-Temlik eden borçlunun ödeme gücüyle yükümlüdür.

Madde 169:Alacağın temlikinin ivazlı olup olmadığın abakılır.İvazsız ise devredenin yükümlülüğü yoktur.İvazlı ise devreden kişi,alacağın temliki sözleşmesi yapıldığı anda alacağın varolmasından dolayı sorumludur.Devreden alacaklı ayrıca belirtilmedikçe borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.



Madde 170:Özel durum:

-Bir kişi borca karşılık ifa sebebine dayanarak alacağı devralıyor.

a)Alacağın temliki sözleşmesi ifa yerine geçmek üzere yapılabilir:Devredenin sorumluluğu ortadn kalkar.

b)Alacağın temliki sözleşmesi ifa amacıyla(uğruna) yapılabilir:Borçlu borcundan devralan kişinin borçludan tahsil ettiği miktar kadar kurtulur.Tahsil edilen miktar borçtan mahsup edilir.



B)Borcun Nakli

-Alacaklının rızası gerektiği için iki sözleşmeye gerek vardır.

1-Borçtan kurtarma vaadi - Borcun iç üstlenilmesi :Borçlu ile borcun nakli müteahidi arasında yapılır.Borçtan kurtarma taahhüdü niteliğindedir.Tipik anlamda bir sözleşmedir.Tarafların birbirine uygun irade açıklamaları gerekir.Borçlu borcundan kurtulmaz, alacaklı karşısında borçlu edimden sorumlu olandır.

2-Borcun nakli sözleşmesi - Borcun dış üstlenilmesi:Borcun nakli müteahidi ile alacaklının anlaşması sonucu yapılır.

-Borcun nakli sözleşmesi de denir.

-İcabı borcun nakli mütahidi yapar,borçlu da yapabilir (müteahidin izni ile alacaklı ya bildirilmesi).

-Kabul süresi:İcap alacaklı tarafından her zaman kabul edilebilir.Süre tabiki dürüstlük kurallarına göre olmalıdır.

-Örtülü kabul ;eğer alacaklı ititraz etmeksizin müteahidin ifasını kabul ederse,nakli kabul etmiş olur.



Madde 177/3:Yeni borçlu önceki borçluya karşı ileri sürebileceği defileri alacaklıya karşı ileri süremez.Ör:Önceki borçlu edimini yerine getirmezse ödemezlik defi gibi bir defi ileri süremez.

Madde 176/2:Borcu temin için tbir rehin kurmuş olan kefilin,teminat verenlerin mesuliyetleri ancak borcun nakline razı olurlarsa devam eder.Yoksa teminatları sona erer.***Madde 179***:Malvarlığı ya da bir işletmenin devralınması;İşletme veya malvarlığın bir bütün olarak devralınması halinde borçların nakli için alacaklıların rızasına gerek yoktur.Fakat yeni borçlu ile eski borçlu alacaklılara karşı 2 yıl süre ile müteselsilen sorumlu olurlar.İki yıllık süre alacağın devrinden veya alacağın muaccel olacağı süreden itibaren başlar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nazli
Görgü Tanığı
Görgü Tanığı


Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 11/09/08

MesajKonu: Geri: borçlar hukuku   Paz 21 Ara. 2008 - 16:06

Borçların Sona Ermesi:

***Zaman aşımı borcu sona erdiren bir sebep değildir.***



1)İFA:

-Borcu sona erdiren genel sebep ifadır

Madde 113/1:Asıl borç sona erince ,aslı borca bağlı feri haklarda sona erer.

Madde 113/2:Asıl borç sona erince,buna bağlı faiz borçları da sona erer.

Madde 113/3:Gayrimenkul rehni ile ilgili haklar saklıdır.Kıymetli evraka ilişkin borç sona erse bile faizi devam eder.Konkordataya ve müteallik hususu ile ilgili haklar saklıdır.

Madde 84:Kısmi ifa söz konusu ise bunun için alacaklının rızası gerekir.Birden çok borç varsa yapılan ifa hangisine mahsup edilir? Anapara ve faiz sözkonusu ise yapılan ifa anaparaya mahsup edilebilir.



2)İBRA:

-Bir sözleşmedir.Sözleşme serbestisi içinde geçerli bir biçimde yapılır.

-Alacaklı ile borçlunun yaptığı sözleşme ile ,alacaklı alacağından vazgeçer.

-Bir tasarruf sözleşmesidir.

-Alacaklı borçluyu borcundan kurtarır

-Alacaklının tasarruf yetkisine sahip olması gerekir.

-İbra borcu sona erdirir.







Şekil şartı:

-Yok

İspat şekli:

-Senetle olur



Tüzel kişiler hukukundaki ibra farklıdır:

-Bir tüzel kişi,kurul ya da organın belirli bir döneme ilişkin faaliyetlerinin onaylanması biçiminde alınan karara ibra denir.



3)TECDİT (YENİLEME)

-Mevcut bir borcun yeni bir borç yaratılarak sona erdirilmesidir.

-Bir sözleşme ile olur

-İrade açık olmalıdır.

-Tarafların iradelerinin uyuşması zorunludur.

Madde 114/2:***Mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak ,senet veya kefaletname/ imzalamak tecdit değildir.

Madde 115/2:Tecdit ve cari hesap arasındaki ilişki



-Ticaret kanununda cari hesap sözleşmesi düzenlenmiştir

*Cari hesap sözleşmesi tarafların birbirlerinden olan alacaklarını ayrı ayrı istemekten vazgeçipbunları bir cari hesapta yazmaları,hesap kesiminden sonra bakiyeyi isteyebilmelerine yöneliktir.

*Mevcut borçların sadece cari hesaba kaydedilmesi tecdit niteliğinde değildir.

*Hesap kesilir ve diğer tarafça kabul edilirse,borç tecdit edilmiş olur.

Madde 115/3:Eğer kalemlerden biri hakkında teminat varsa cari hesap kesilip onaylansa bile devam eder.



4)ALACAKLI VE BORÇLU SIFATLARININ BİRLEŞMESİ

Madde 116:Alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesinin sonucu borcun sona ermesidir.

-Bu sonuç en çok mirasta görülür.

-Senetlerde(kıymetli evraklarda) borç sona ermez,alan kişide birine ciro edebilir.



5)KUSURSUZ İMKANSIZLIK

Madde 117: Sözleşme kurulduktan sonra borçlunun kusuru olmayan nedenlerden dolayı borcun ifası imkansız hale gelmişse,borcun ifası talep edilemez.



***Borç sonucu karşı taraf bir edim yerine getirecekse kaçınabilir,getirdiyse sebepsiz zenginleşme hükümleirne dayanarak geri isteyebilir.



Madde 117/3:Kanun veya sözleşmede,borcun ifasından önce gerçekleşen hasarın alacaklıya yüklenmiş olduğu haller bu kuralın uygulama alanı dışındadır.



6)TAKAS

-Bir sözleşme değildir.

-Tek taraflı irade açıklaması ile olur.

Ön koşul:Takas için gerekli şartların gerçekleşmesi gerekir.

a) Mütekabiliyet:Karşılıklılık;takas edilecek borçlar karşılıklı olmalı

b) Borçlar aynı nitelikte olmalı

-Madde 83:Para borçlarının ifası

Eğer bir borcun konusu para ise Türk Lirası ile ödenecektir.

Yabancı para borçlarında

*Borç birim olarak öngörülebilir

* Aynen ödeme şartı da getirilebilir

Ör:”kira borcu 500€ olarak ödenecek” eğer böyle bir ibare yoksa,seçimlik hak borçluya aittir.Merkez satış kuruna göre borcunu ifa eder.

c) Borçlar muaccel olmalı,yani ifası talep edilebilir olmalı /

-Madde 121:Borçlunun iflası halinde alacaklar muaccel olmasa bile takas edilebilir.

d) Taraflardan birinin takas konusunda irade açıklaması gerekir.



Madde 123:Tek taraflı irade açıklaması ile takası mümkün olmayan haller

1 – Tevdi edilmiş veya haksız olarak alınmış veya hile ile alıkonulmuş bulunan bir şeyin iadesine veya bedeline taallük eden mutalebeler.

2 – Nafaka ve iş ücreti gibi borçlunun ve ailesinin iaşesi için mutlak surette zaruri olup hususi mahiyeti itibariyle fiilen alacaklının eline verilmesi icap eden alacaklar.

3 – Devlet ve vilayet ve köyler lehine olarak hukuku ammeden neşet eden alacaklar.

**Alacaklılar arasındaki uyşmazlık takasa engel değildir.



Kural olarak eksik borç niteliğindeki borçlar takas konusu yapılamaz

***Zamanaşımına uğramış alacaklarda takas edilebilmesi***

Madde 118/3:Takas ileri sürülebiliceği sırada alacak zaman aşımına uğramamış ise,zamanaşımına uğramış alacakta takas definin konusu olabilir.

Madde 122/2:Takas açıklaması yapılınca,karşılıklı borçlar en az olan borcun miktarınca sona erer.

-Takasın gerçekleşmesi geriye yürür,faiz işliyorsa takas edilebileceği anda sona erer.

Madde 119:Asıl borçlunun takas ileri sürmeye hakkı oldukça ,kefilde borçlu takas ileri sürene kadar borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.

Madde 104:3. şahıslar lehine taahhütte bulunan kimse diğer borçlu aleyhine takas ileri süremez.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nazli
Görgü Tanığı
Görgü Tanığı


Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 11/09/08

MesajKonu: Geri: borçlar hukuku   Paz 21 Ara. 2008 - 16:07

ZAMANAŞIMI:

****Borcu sona erdiren bir neden değildir****

-Borcu eksik borç haline getirir.

*Zamanaşımı kanunda öngörülen bir sürenin gerçekleşmesiyle borcu eksik borç haline getirir.

-Defi niteliğindedir resen dikkate alınamaz.

-Yargılama hukukunda esasa girilmeden ilerisürülmelidir.



Hak düşürücü süre ile farkı:

-Hak düşürücü sürede bir hakkın sona ermesi söz konsudur.Ör:İrade bozukluğunun ileri sürülmesi için öngörülen 1 yıllık süre.

Kazandırıcı zamanaşımı ile farkı:

-Sürenin geçmesi bir hakkın kazanılması sonucunu doğurur.Bu süreler resen dikakte alınır.İtiraz niteliğindedir.



- Ayni haklar zamanaşımına uğramaz

- Zamanaşımı kuralları sözleşme ile değiştirilemez.Kanunda öngörülen sürelerle sınırlıdır.



Madde 139:Zamanaşımından önceden vazgeçmeye yönelik irade açıklamaları geçersizdir.









Zamanaşımına Uğramanın Şartları:

  • Alacak hakları zamanaşımına uğrar,ayni haklar uğramaz (ayni haklarda kazandırıcı zamanaşımı söz konusudur)
  • Zaman aşımına tabi bir alacak bulunmalıdır:Kural olarak her alacak zamanaşımına tabidir.İstisnası;taşınmaz rehni ile teminat altına alınmış alacaklar.MK Madde:864:Taşınmaz rehninin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamanaşımı işlemez.Taşınmaz rehni sınırlı ayni hakdır.—Alacağın menkul (taşınır) rehni ile teminat altına alınması ,alacağın zamanaşımına uğramasına engel olmaz,fakat alacağın rehni zamanaşımına uğramaz.Zamanaşımına uğrayan rehin hakı il teminat altına alınmış alacaktır.Rehin konusu mal satılıp borca sayılabilirKanunda öngörülen sürelerin geçmesi gerekir.Madde 125:Genel zamanaşımı süresi 10 yıldır.


Sürenin belirlenmesi:Bir alacağın varlık kazanması zamanaşımı başlatmaz.Zamanaşımın başlaması için alacağın muaccel olması gerekir.

Madde 128:Alacağın muaccel olması bir ihbar yapılmasına bağlı ise ,bu ihbarın yapıldığı veya yapılabileceği andan itibaren zamanaşımı başlar.

-Belirli zamanlarda ifa edilmesi gereken alacaklarda ilk ifa edilmesi gereken taksitte zamanaşımı başlar.

Madde 131:Asıl alacak hakkında zamanaşımı gerçekleşirse buna bağlı faiz ve diğer feri alacaklarda zamanaşımına uğrar.Ama ayni haklar zamanaşımına uğramaz.

***Sürelerin hesabında zamanaşımının başladığı gün sayılmaz***



ZAMANAŞIMININ DURMASI

-Alacaklı kendisi dışında nedenlerle alacağını talep edmiyorsa veya ,borçlu ile iş ilişkisi devam ediyorsa zamanaşımı işlemez (durur).

Nedenleri:

a. Velayet devam ettiği sürece çocukların ana babalarından olan alacakları

b. Vesayet altında olanların vasilerinden olan alacakları

c. Nişan devam ettiği sürece nişanlıların birbirinden olan alacakları

d. Hizmet sözleşmesi devam ettiği sürece ,sözleşme taraflarının birbirlerinden olan alacakları

e. Borçlunun alacak üzerinde intifa hakkı olduğu sürece

f. Alacağın bir türk mahkemesinde takip edilemeyeceği durumlarda ,zaman aşımı durur.



ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ

Madde 133:Kesilmesi ;o ana kadar olan zamanaşımının ortadan kalkması ve yeniden bir sürenin başlaması demektir

Nedenleri:

a. Borçlu borcunu tanırsa veya teminat verirse

b. Alacaklı yargı organlarına başvurursa

c. Dava devam ettiği sürece ,yargılamaya ilişkin her işlemle ayrıca icraya ilişkin her işlemle zamanaşımı kesilir.

Bazı borç ilişkilerindeki sonuçları:

Madde 134:Müteselsil borçlulukta ,müteselsil borçlulardan birine karşı kesilen zaman aşımı diğer borçlulara karşıda kesilir.

Madde 134/2:Asıl borçluya karşı kesilen zamanaşımı kefile karşı da kesilir.Ama kefile karşı kesilen zamanaşımı asıl borçluya karşıda kesilmiş sayılmaz.

Madde 139:Zamanaşımından feragat edilemez ,ancak uğradıktan sonra feragat edilebilir.

Madde 139/2:Müteselsil borçlulukta ,borçlulardan biri zamanaşımından feragat ederse bu diğer borçluları bağlamaz.

-Asıl borçlunun zamanaşımından feragat etmesi diğer borçluları bağlamaz.

Madde 137:Dava yanlış yerde açılırsa zamanaşımı kesilmez,dava yargılama hukuku kurallarına uygun olarak açılmalıdır.Dava esasa girilmeden reddedilmişse bu arada zamanaşımı dolmuşsa alacaklı 60 günlük ek süreden yararlanır.



HAKSIZ FİİL:Madde 41

-Bir kişinin,başkasına hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışıyla zarar vermesidir.

-Zarar gören zararın tazmin edilmesini talep edebilir.

-Önceden kurulmuş bir hukuki ilişkiye gerek yok



Haksız fiil suç ayrımı:

-Suç için genel bir tanım söz konusu değildir.Kanunilik,tipiklik gibi unsurlar önem taşımaktadır.Bir haksız fiilin suç olması gerekmez.Bir suç da haksız fiil oluşturmayabilir.Ör:trafik suçları.



Sorumluluk:

Geniş anlamda (ile sorumluluk)

- Borca aykırılığı da kapsar.Borçlu borçlarını yerine getirmemesi ile malvarlığı ile sorumludur.



Dar anlamda (den sorumluluk)

- Bir kişinin mal ya da şahıs varlığının zarara uğraması söz konsudur.Zarara ilgili kişi katlanır.Zararın başka kişiye yükletilmesi için özel sebeplerin bulunması gerekir.Kanuna, sözleşmeye ya da kusura dayanabilir.



Sorumluluğun Türleri:

  • Kusur sorumluluğu:İlke olan sorumluluğun temelidir.Kusur bu sorumluluğun kurucu unsurudur.Hukuk sisteminin uygun görmediği bir davranıştır.Kast ya da ihmal olarak ortaya çıkar.
  • Sebep sorumluluğu:İstisnadır.Objektif sorumlulukta denilmektedir.Kusura dayanmayan sorumluluktur.Haksız fiil tazminat sorumluluğu için zarara hukuka aykırı fiille sebep olmak yeterlidir,ayrıca kusura bakılmaz.Hakimiyet sorumluluğunda da bir kişi halimiyet alanıyla sorumludur ayrıca kusurlu olmasına gerek yoktur.


a) Olağan sebep sorumluluğu (Madde 55):Ör adam çalıştıranlar çalıştırdıklarının 3.kişilere verdikleri zararlardan sormludur.Kurtuluş kanıtı getirilebilir.Örneğin işveren zararı önlemek için tüm tedbirleri aldığını veya tüm tedbirleri alsa bile zararın oluşmasına engel olamayacağını ispatlarsa sorumluluktan kurtulur.

b) Tehlike sorumluluğu (Karayolları ve Trafik Kanunu Madde 85):Motorlu araç işletenin sorumluluğu.Ör:Motorlu aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne ,zarar görmesine yol açarsa işleten sorumludur.Kurtuluş kanıtı getirilemez

  • Hukuka uygun müdahaleden doğan sorumluluk:Bir kişinin zaruret halinde başkasının malvarlığına zarar vermesidir.Madde 52/2:Bu müdahaleden doğan zarar hakkaniyete uygun bir şekilde giderilmelidir.
  • Hakkaniyet sorumluluğu:Madde 54/1: Hakkaniyet iktiza ediyorsa hakim, temyiz kudretini haiz olmayan kimseyi ika ettiği zararın tamamen yahut kısmen tazminine mahküm eder.




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nazli
Görgü Tanığı
Görgü Tanığı


Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 11/09/08

MesajKonu: Geri: borçlar hukuku   Paz 21 Ara. 2008 - 16:08

HAKSIZ FİİL (Madde 41):

Unsurları:

A. Hukuka aykırı davranış:Davranış olmalı ve bu davranış hukuka aykırı olmalı

B. Zarar:Zarar olmalı

C. İlliyet bağı:Hukuka aykırı davranış ile zarar arsında uyggun illiyet bağı bulunmalı

D. Kusur:Kast ya da ihmal biçiminde bir kusur olmalı

-Bu unsurların hepsi birden bulunmalıdır.



A. Hukuka aykırı davranış:

a. Davranış:Bir kişiyi belli bir yönde hareket etmeye yönelten bilinçli harekete davranış denir.Maddi ve psikolojik yönü bulunmaktadır.Olumlu ya da olumsuz olabilir.Dış dünyada farkedilen bir hareket tarzıdır.Kişinin belli bir hareketi yapmaması zarar verici bir sonuç doğuruyorsa buna olumsuz davranış denir.Ör:Koruma tedbirlerinin alınmaması.

b. Hukuka aykırılık:Madde 41/2:Ahlaka aykırı bir fiil ne zaman hukuka aykırı sayılır.Bir kişinin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren kişi derken belirtilmeye çalışılan kusurun kast şeklinde olmasıdır.

Bir fiil ya da davranışın ne zaman hukuka aykırı olacağını belirten iki teori vardır.

µ Subjektif teori:Zarar veren kişiyi esas alır.Zarar verici nitelikteki fiili ,failin bu fiili işleme konusunda yetkisi ve izni yoksa bu davranış hukuka aykırıdır.

µ Objektif teori:Davranışın yöneldiği varlığı esas alır.Bir davranış hukuk sisteminin kurallarıyla,normlarıyla koruma altına aldığı hukuki varlıklara zarar veriyorsa hukuka aykırılık söz konusudur.

*Türkiye’de objektif teori benimsenmektedir.

-Hukuka aykırı davranış hukuk düzeninin başkalarına zarar vermeyi yasaklayan davranış normlarının ihlalidir.Bu normlar sadece özel hukuk kaynaklı değildir.Kamu hukuk kaynaklıda olabilir.Yazılı veya yazısızda olabilir.

Tehlike kuralı:Tehlikeli bir durum yaratan kişi bu durumun başkalarına zarar vermesini engellemek için gerekli tedbirleri almalıdır.

Temel koruma normları:Kişilik hakları,mutlak haklar,maddi olmayan varlıklar üzerindeki hakları korumaya yönelik normlar.

**Nisbi hakların ihlalinde borca aykırılık söz konusudur,haksız fiil değil.Fakat Madde 41/2’de ki özel şartlar gerçekleşirse bir nisbi hakkın ihlalide haksız fiil yönünden hukuka aykırı olarak değerlendirilebilecektir.

Özel koruma normları:Ekonomik,ticari hakları korumaya yönelik normlar

**Haksız fiil oluşturup oluşturmamada normun koruma amacına bakılır.

c. Hukuka uygunluk sebepleri:

û Kamu veya özel hukuktan kaynaklanan bir hakkın kullanılması.

û Zarar görenin zarara razı olması;kişinin tasarruf serbestisine giren bir konuda önceden rıza vermiş olması gerekir.

û Özel yada kamusal yarar varsa.

û Spor karşılaşmaları

-Yetkili merci tarafından verilen emir ve zaruret hali hukuka uygunluk nednidir.Kusuru ortadan kaldırmaz.







Madde 52:

a)Meşru müdafa:Bir saldırıdan korunma amacı vardır.Bu saldırı 3.kişiye,malvarlığına,kişiliğine veya kişinin kendisine yönelik olmalı.Bu saldırı ya başlamış olmalı ya da kaçınılmaz bir saldırı tehlikesi olmalı.Kişi saldırıyı ancak savunma yoluyla defedebilmelidir.Hukuki sorumluluk tazminat için söz konsudur.

b)Zorda kalma,zaruret hali:Kendisine yapılan bir saldırıdan korunmak amacıyla ,başka bir kişinin malvarlığına zarar vermektir.Tehlikenin kaynağı bir kişi ya da doğal bir olay olabilir.Tehlike kaçınılmaz olmalıdır.

c)Kendi hakkını kuvvet kullanarak korumak.:Hakkı koruma amacıyla sınırlı kuvvet kullanılmalıdır.Kuvvet kullanılmazsa hakkın kaybedilmesi ,veya rizikoya girmesi söz konusudur.Güvenlik güçlerine başvurma imkanı olmamalıdır.

-Zorda kalmada ,fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi söz konusudur.Hukukun korudğu bir değerin ,diğer değere daha üstün gelmesi söz konusudur.Hakkaniyet ölçülerine göre zararın giderilmesi gerekmektedir.

-Meşru müdafa ve kendi hakkını zor kullanarak korumada karşı tarafa verilen bir zarar söz konusudur.

-Zorda kalma,zaruret halinde ise 3. kişinin kişiliğine yönelik zarar verme davranışı hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz.

B. Zarar:

-Bir davranış hukuka aykırı olsa bile ,zarar doğmamışsa tazminat sorumluluğu yoktur.

Dar anlamda:Maddi zarar

Geniş anlamda:Maddi,manevi zarar.Bir kişinin mal ya da şahıs varlığında iradesi dışında gerçekleşen eksilme.

-Zarar ikiye ayrılır

a. Şahıs varlığı zararı:Kişilik haklarına yapılan saldırı sonucu kişinin duyduğu üzüntü.

b. Mal varlığı zararı:Malvarlığının iradesi dışında eksilmesi gerekir.Bir kişinin belli bir zaman diliminde ekonomik değeri olan varlıklarının tamamı malvarlığıdır.Aktif ya da pasif yönü vardır.Zarar aktifi azaltır ya da pasifi çoğaltır.Malvarlığı fiili olaral azalabilir ya da artışı engellenebilir.



Normatif zarar ayrımı:Bir kişinin zarar görme ihtimali vardır ama fiilen zarar görmemiştir.

Doğrudan zarar:Hukuka aykırı davranışın ilk aşamada doğurduğu zarardır

Dolaylı zarar:İlk zararı izleyen zarardır.Sorumluluk için uygun iilliyet bağı kurulmalıdır.

Yansıma yoluyla yapılan zarar:Ör:Öldürülen kişinin desteğinden yoksun kalma.Yolun kapalı olması nedniyle lokantaların iş yapamaması

Bu durumda uygun illiyet bağının bulunması yeterli değildir.Hukuka aykırılık bağının da bulunması gerekir.

  • Uygun illiyet bağı:


-Zarar hukuka aykırı davranış sonucu gerçekleşmelidir.

Şart teorisi:Bir olayın gerçekleşebilmesi için,meydana gelmesi zorunlu her şart bu olayın sebebidir ve bu şartlardan herhangi birisini gerçekleştiren kişinin davranışıyla bu sonuç arasında illiyet bağı vardır.Bu teori sorumluluğun kapsamını aşırı genişletiyor.



Uygun sebep ve sonuç kavramı:Bir olay zarar verici bir sonucu doğurmaya uygun bulunursa,ilk olay uygun sebep,gerçekleşen sonuç uygun sonuçtur.Sorumluluğun sınırlandırılmasını sağlar.

Uygunluk formülü:İlk önce zorunlu şart kavramından hareket edilir.Zararlı sonucun zorunlu bir şartı olmalıdır.Daha sonra zorunlu zorunlu şartın zarar verici nitelikteki sonucun uygun bir sebebi olup olmadığına bakılır.

***Zorunlu şart + Uygun sonuç = Uygunluk fomülü***

Zorunlu şart nasıl belirlenir ?

1. Önceden tahmin görüşü:

a. Subjektif tahmin görüşü:Fail tarafından fiilin işlendiği andaki bilinebilecek unsurlar göz önüne alınır.

b. Objektif tahmin görüşü:Normal birinin bilebileceği unsurlar göz önüne alınır.

2. Objektif olarak sonradan tahmin görüşü:Fail,gerek fiilin işlendiği anda ,gerekse daha sonra bilinebilecek her şartın yol açtığı zarardan sorumlu olmalıdır.

*Günümüzde objektif olarak sonradan tahmin görüşü benimsenmektedir.*

Birden fazla sebebin varlığı halinde illiyet bağı nasıl kurulur ?

a. Ortak sebep:Zararlı sonuç için tek başına yeterli olmayan birden fazla sebep varsa sorumluluk müteselsildir.

b. Yarışan illiyet:Zaralı sonucu doğurmak için tek başına yeterli birden fazla sebep varsa,bu sebeplerden herbiri ortak zaman diliminde zararı meydana getirmişlerse müteselsil sorumluluk vardır.Sebeplerden biri zarar verdikten sonra diğer sebepte aynı zararı verebilecek ise yarışan illiyet yoktur.Aynı tür zararı verebilecek sebeplerden biri olmuş diğeri veya diğerleri olmamışsa söz konsudur.

c. Seçimlik illiyet:Zararlı sonucu meydana getirebilecek birden çok sebep var fakat bunlardan sadece birisi zararlı sonucu oluşturmuşsa ve bu sebebp belirlenememişse söz konsudur.Ör:Düğünde açılan ateş.

***İlliyet bağını kesen 3 sebep:

1. Mücbir sebep:Nisbi bir kavramdır.aslında olmayan bir haldir.Ama umulmayan halin özel bir görünüm biçimidir.Her umulmayan hal mücbir sebep değildir.Belirli nitelikleri taşıması gerekir.Ör:Deprem. Öngörülmesi,öngörülmüşse bile engellenmesi mümkün değldir.Borçlunu ya da belirli bir davranıştan sorumlu olan kişinin faaliyet ya da işletmesi sırasında oluşan,kişinin genel davranış normuna aykırı davranmasını sağlayan olağan üstü olaydır.Doğal ya da insani olabilir.**Zarar mücbir sebepten kaynaklanmışsa,aralarında nedensellik bağı varsa ve objektif bu zarardan kaçınmak mümkün değilse bu neden illiyet bağını keser.

2. Zarar görenin kusuru:Zarardan sorumlu olanın kusurlu olmadığı konulardır.Ör:Arabanın önüne atlama.

3. Üçüncü kişinin kusuru:Uygun illiyet bağına yetecekse ,illiyeti keser.Ör:Metronun önüne birini iten kişi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nazli
Görgü Tanığı
Görgü Tanığı


Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 11/09/08

MesajKonu: Geri: borçlar hukuku   Paz 21 Ara. 2008 - 16:08


  • Kusur (objektif sorumlulukta gerek yoktur) :


-Hukuk siteminin benimsemediği bir davranış biçimidir.İradenin hukuka aykırı bir davranışa yönelmesidir.Hukuk kurallarının ihlal edilmemesi yönünde gerekli özenin gösterilmemesidir.
Kusurun dereceleri:


- Kast -İhmal

-Ağır -Hafif

**Haksız fiil sorumluluğu için kusurun varlığı şart fakat derecesi önemli değildir.Kusurun derecesi tazminat sorumluluğunun kapsamında önem taşır.

Kusurun iki yönü vardır:

a. Objektif:Bir kişinin hukuka aykırı davranışının kusurlu olup olmadığına bakılırken objektif olarak normal bir insanın davranışlarıyla kıyaslanır.

b. Subjektif:Fail değerlendirilir.Psikolojik durum,yetişme gibi değerler gözönünde tutulur.Bir kişinin kusurlu sayılabilmesi için ayırtetme gücüne sahip olması gerekir.

*İlke olarak objektif ölçü esas alınır.Ama bu ölçünün haksız fiil sorumluluğunun kurulmasını zarar gören lehine engelleyebileceği durumlarda subjektif kusur gözönüne alınır.

*Tüzel kişiler ,organlarının görev yatıkalrı sırada işlediği haksız fiilerden dolayı sorumludurlar.



Kusura dayanmayan sorumluluk halleri:

Olabilmesi için kanunda açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

1. İstihdam edenin (adam çalıştıranın) sorumluluğu: Madde 55:Başkalarını çalıştıran kişi maiyetinde çalışanların,işlerini gördükleri sırada verdikleri zararlardan sorumludur.Eğer adam çalıltıran kişi,böyle bir zararı engellemek için tüm önlemleri aldığını veya tüm önlemleri alsa bile zararın yinede olacağını kanıtlarsa sorumluluktan kurtulur.Zarar hakimiyet alanı içinde 3.kişiye karşı veriliyor.Haksız fiilden sorumluluk söz konusudur.Yani kurtuluş kanıtı getirme imkanı vardr. Madde 100: :Başkalarını çalıştıran kişi maiyetinde çalışanların,işlerini gördükleri sırada verdikleri zararlardan sorumludur.Fakat bu maddede sözleşmeden doğan sorumluluk söz konusudur.Bu maddenin uygulanabilmesi için bir sözleşme olmalı ve taraflardan biri bir borcun ifasına yönelik olarak bir veya birden çok yardımcı kulanmalı kişi sözleşmenin diğer tarafına zarar vermeli.Kurtuluş kanıtı ileri sürülemez.

2. Hayvan tutucusunun sorumluluğu: Madde 56:Olağan sebep sorumluluğu kapsamındadır.Kurtuluş kanıtı getirilebilir.Rücu imkanı tanınmıştır.(tahrik konusu) Madde 57:Eğer bir havyan bir gayrimenkul üzerinde zarara yol açmışsa ,gayrimenkul sahibi zarar ödenene kadar kadar hayvanı tutabilir.Gayrimenkul sahibi istisnai durumlarda o hayvanı öldürebilir.

3. Ev başkanının sorumluluğu: Küçük,kısıtlı veya akıl hastasının verdiği zararlardan ev başkanı sorumludur.Ev başkanı başkalırının zarar görmemesi için gereken önlemleri almalıdır,alamıyorsa devletten yardım istemelidir.

4. Bina ve diğer yapı eseri,malikinin sorumluluğu: Madde 58:Şartları; a) ortada bir bina veya yapı eseri bulunmalı, b) sorumlu tutulacak kişi malik veya sahip olmalı sadece zilyetlik yeterli değil,malikler çoksa payları oranında sorumludurlar, c) Malik tüzel kişi veya özel kişide olabilir,kamu hukuku tüzel kişileri söz konsuysa anlaşmazlık kamu hukukunda çözülür. d) Bakım eksikliği de sorumluluk kapsamına girer. Madde 59:Bir binanın yapımı yüzünde zarara uğrama tehlikesi taşıyanlar,bu tehlikenin kaldırılmasını malikten talep edebilirler. -Bu sorumluluk türünde kurtuluş kanıtı getirme imkanı YOKTUR.

5. Motorlu araç işletenin sorumluluğu:

-Tehlike sorumluluğu niteliğindedir.

-Bir motorlu aracın işletilmesi ölüm ya da zarara sebep olursa işleten sorumludur.

İşleten : a)Genel işleten:Kişi eğer maliki olduğu aracı kullanıyorsa

b)Farazi işleten:Servis elemanı kaza yaparsa



1.Grup:Motorlu araç il eilgili mesleki faaliyette bulunanlar zarar verdikleri takdirde gerçek işletenin sorumluluğu yoktur.Farazi işletenlerde zorunlu sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.

2.Grup:Yarış düzenleyicileri,yarışa katılanların ve gösteride bulunun diğer araçların verdikleri zararlardan sorumludurlar.Yarışçılar ve gösterideki diğer araçların uğradıkları zararlar genel hükümlere tabidir. Çalıntı araçların verdikleri zararlar: Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk

KTK Madde 107- (Değişik: 03.03.2001 (Mük)-Kanun 4629/....md)
Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.


Aracın çalındığı veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.
KTK Madde 87/2:Hatır taşımacılığı ve bundan doğan zararlarda,sorumluluk genel hükümlere tabidir.Yaralanan veya ölen kişi hatır için taşınıyorsa veya araç bu kişiye hatır için verilmişse,işletenin sorumluluğu ve malik ile işleten arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk genel hükümlere tabidir.Yani kusura dayanan sorumluluk.

-Kazadan sonra yardım çalışmalarına katılıpta zarara uğrayan kişilere karşı sorumlulukta işleten,hakimin takdirine göre sorumlu tutulabilir.

KTK Madde 87/1:İşletme halinde olmayan motorlu aracın sorumluluğu,bu aracın yol açtığı kazalardan dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için “zararın oluşumunda eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya kendinin veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğu” zarar gören tarafından ispatlanmalıdır.

KTK Madde 88:Kazada 3. kişilerin uğradığı zararlardan dolayı birden çok kişi sorumlu ise müteselsil sorumluluk söz konusudur.Borçlular arsındaki rucu ilişkisinde özel bir durum yoksa (hakimin yetkisinde),kusur oranı göz önünde tutulur.

İşletme halinde olma kavramına ilişkin görüşler:

  • Makine tekniği esasına dayanan işletme görüşü:Aracın niteliğine uygun olarak çalışır olması gerekir.
  • ***Trafiğe çıkarma esasına dayanan görüş:Aracın mutlaka karayolunda olmasına gerek yoktur.İşletme alanı ,trafik amacı ile yararlanmaya açık olan yollar,alanlar,arazi içi şeritlerdir.


KTK Madde 86:İlliyet bağını kesen sebepler,a)mücbir sebep,b)zarar görenin kusuru,c)üçüncü kişinin kusuru.Bunlara ek olarak eğer işletenin veya yardımcı kişinin kusurlu olması,araçtaki bir bozukluğun zarara neden olması gibi durumlar ek kusur sayıldığı için illiyet bağının kesilmesine engel olurlar.

KTK Madde 111:Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar .Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nazli
Görgü Tanığı
Görgü Tanığı


Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 11/09/08

MesajKonu: Geri: borçlar hukuku   Paz 21 Ara. 2008 - 16:08

HAKSIZ FİİLİN TAZMİNAT BÖLÜMÜ

-Zarar gören haksız fiilin şartlarını,zararı ve failin kusurunu ispat edecek.

-Tazminatın amacı zenginleşme değil zararı karşılamadır.

-Zarar,tazminatın üst sınırını oluşturur

**Zararın gerçek miktarının tespiti mümkün değilse,hakim , olayın gerçekleşme biçimini ve zarar görenin tedbirlerini göz önünde tutarak miktarı belirler.

**Hakim tazminatın biçiminide belirleyebilir.



Tazminat:

  • Aynen:Malvarlığının eski durumuna getirilmesidir.
  • Nakden:Aynen tazmin imkanı yoksa,hakim zararın parasal karşılığına karar verir


aa.Sermaye biçiminde belirli bir miktarın ödenmesi

bb.irat,peşin sermaye değerinin hesaplanması gerekir.



-Bazı hallerde tazminat hesabı hukuki olarak öngörülmüş olabilir



  • Objektif nedenle hesaplama:Malın mübadele değeri göz önüne alınır
  • Subjektif nedenle hesaplama:Zarar gören malın,malvarlığı içinde bulunduğu ortam göz önünde tutulur.Ör:Üretim zincirindeki makina zarar görmüşse ve o makina olmadan üretim olmuyorsa ,uğranılan zarar sadece makina zararı değildir.Önemli olan maddi değerdir manevi unsurlar bu kapsama girmez.Ör:Dedemden hatıra kalmıştı diye zarara uğrayan saatin değerinin üstünde bir değer talep edilemez.




Bedeni zararlarda tazminat kapsamı:

a. Doğrudan doğruya zarar olursa:Tedavi+ulaşım+giysi gibi değerler doğrudan istenebilir.Özel hükme gerek yoktur./Haksız fiil kapsamında.

b. Yoksun kalınan kazanç:Çalışamamaktan doğan zararlar

c. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar:Futbolcunun bacağının kopması



Ölüm halinde tazminat kapsamı:

Ölmeden önce tedavi görülmüşse gideler,çalışamama durumunda oluşan kayıplar,cenaze masrafları mirasçılar tarafından talep edilebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: borçlar hukuku   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
borçlar hukuku
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
..Üniversitelinin Sesi Burada Başka Çıkıyor.. :: Hukuk ders notları :: Hukuk ders notları-
Buraya geçin: